Amniyon sıvısı

AMNİYON SIVISI ÖLÇÜMÜ (ASİ ÖLÇÜMÜ)
Amniyon Sıvısı ölçümü (Amniyotik sıvı indeksi – ASİ) (AFI)
Amniyotik sıvı völümü (ASV)

Amniyon sıvısı bebeğin içinde bulunduğu sıvıdır. Bazı durumlarda fazlalaşırken, bazı durumlarda azaldığı izlenir. Ultrasonla anne karnından yapılan ölçümlerle amniyon sıvı indeksi yani amniyon sıvısının miktarı belirlenir. Anne karnından uterusun 4 köşesindeki amniyon sıvısı miktarı ölçülür ve toplamı alınır. Toplam ASİ miktarı 5 cm ve altında ise anormal, 5-8 cm arasında ise azalmış kabul edilir. 250’den fazla olması ise fazla (polihidramnios) olarak değerlendirilir.

amnion sıvısı, oligohidramnios, polihidramnios
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Term bir gebelikte ortalama miktarı 4000 ml kadardır ve bunun 2800 ml’si fetusta , 400 ml ‘si plasentada ve 800 ml’si amnion sıvısıdır. Ortalama hacim gebeliğin 16. haftasında 200 ml iken 3.trimesterde 1000 ml ‘ye ulaşır ve 38.haftadan sonra haftada ortalama 150 ml olmak üzere giderek azalır.

ASİ fetal iyilik halinin kronik bir belirtecidir. Kronik hipoksi sırasında, fetal kan akımının yeniden dağılımına bağlı olarak (santralizasyon), fetal böbreğin kan akımı düşer , fetal idrar oluşumu azalır ve zamanla oligohidroamnioz (suyun azalması) gelişir.

KORYON VİLLUS BİYOPSİSİ

KORYON VİLLUS BİYOPSİSİ (CVS)
Tarama testlerinde veya ultrasonografide kromozomal anomali açısından artmış risk izlenen gebelerde gebeliğin 10-13 haftaları arasında ince bir iğne yada kanülle ultrason eşliğinde koryon villus tabakasından (plasenta tabakası, bebeğin eşi) örnek doku alınması esasına dayanır. Herhangi bir anestezi gerektirmez. Koryon tabakası embriyodan geliştiği için bebeğin genetik yapısını taşır. Bu doku kültüre edilerek kromozom dizini elde edilir ve genetik tanı konur. Kromozomal bir bozukluk belirlenirse gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Tecrübeli ellerde yapıldığı takdirde CVS işlemi sonrası olabilecek gebelik kayıp oranları yaklaşık amniosentez ile aynıdır yani 200 – 300 gebelikten birisi düşükle sonuçlanabilir. Plasental mozaisizm nedeni ile tanı doğruluğu oranı %98’ler civarındadır.

Amniyosenteze göre avantajı gebeliğin çok daha erken haftalarında uygulanabilmesi ve böylece daha erken tanı konabilmesi, dezavantajı bebeğin kaybedilme riskinin nispeten daha fazla olması ve teknik olarak daha zor olmasıdır. (Amniosentez gebeliğin 16-18 haftalarında yapılır.)

Hidronefroz tanısı

GEBELİKTE ANNEDE HİDRONEFROZ (BÖBREKTE GENİŞLEME, BÜYÜME)

HAMİLELİKTE ANNENİN BÖBREĞİNDE PELVİS GENİŞLEMESİ (HİDRONEFROZ)
Gebelikte olan hormonal değişimlere bağlı bir miktar annede böbreklerde genişleme olması (maternal hidronefroz) normaldir ve hamilelerin çoğunda görülür buna fizyolojik hidronefroz denir. Genişleme sağ böbrekte daha sık görülür. Bu genişleme doğumdan sonra kısa sürede düzelse de nadiren düzelmesi 1-2 ay alabilir. Gebelikte böbreğe olan kan akımı %30-50 oranında artmıştır. Gebelikte böbrekte olan genişlemelerin çoğunda bir şikayet oluşmaz ve farkedilmez.

Gebelikte idrar yollarındaki darlıklara bağlı, enfeksiyonlara bağlı veya taşlara bağlı veya gebeliğin basısına bağlı olarak böbreklerde aşırı genişleme olması durumunda böğür ağrısı, karın ağrısı gibi şikayetler meydana gelebilir, bu duruma semptomatik hidronefroz denir. Ağrının akut döneminde bulantı, kusma, ateş gibi şikayetler de eşlik edebilir. Hidronefroz varlığında ayrıca böbreklere enfeksiyon yerleşmesi kolaylaşır.

Hidronefroz tanısı ultrason ile kolaylıkla konulabilir. Tedavisinde eğer aşırı miktarda genişmeme yoksa ve şikayet yaratmıyorsa sadece takip önerilir, doğumdan sonra kendiliğinden düzelmesi beklenir. Şiddetli ve hastada şikayetlere neden olan genişleme varlığında üroloji uzmanları tarafından üretere (idrar yollarına) double J kateter (ince tel şeklinde boru, stent) takılması uygulanır.

Annenin böbreğinde genişleme olması tek başına bir sezaryen gerekçesi yaratmaz genellikle, normal doğum da mümkündür. Normal dıoğum mu sezaryen mi kararı genişlemenin ve şikayetlerin derecesine, eşlik eden diğer obstetrik kriterlere göre verilir.